Sofya, Batı Avrupa’yı Orta-Doğu’ya, Tuna kıyılarını Akdeniz’e, ve Karadeniz’i Adriyatik kıyılarına bağlayan hatların kavşak noktasında yer alan önemli bir başkent.
Bulgaristan’ın başkenti Sofya yaklaşık 1 200 000 nüfuslu bir şehir. Ülkenin batı kesiminde, ünlü Vitosha dağlarının kuzey eteklerinde kurulmuş. Tarihi oldukça eskilere gidiyor. Burada yerleştikleri bilinen en eski topluluk, bir Trak kabilesi olan Serdi’ler. Daha sonra, burayı işgal eden Romalılar kente Serdika adını vermişler. 9. Yüzyılda, Han Krum liderliğindeki Tuna Bulgaristanı döneminde ise, Sredets ismini almış. Kentin 11. yüzyılda, Bizans hakimiyeti sırasındaki ismi ise Triaditsa. Sofya isminin ortaya çıkması ise, 14. yüzyıla rastlıyor. Sofya, 1879 tarihinde Bulgaristan turları'ın başkenti ilan edilmiş
bulgaristan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
bulgaristan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
5 Ekim 2009 Pazartesi
Bulgaristan tatili St Petka
It's Not sık sık bir on dördüncü yüzyılda bir kilise yarı ortasında karaya-sular altında alışveriş merkezi rastlamak, ancak bu zaman Sofya savaş sonrası planlamacıları iki şeritli otoyol boyunca koşmaya karar verdik St PETKA befell kader ya bu yan. Incongruously cam çevrili-fronted hediyelik eşya dükkanları, bu bir kilise daha nemli bir mağara daha feels like a delightful, dar alan, ve biraz soluk on altıncı yüzyıl freskleri özellikleri
Paris balkan fransa bulgaristan rusya amerika
Sofya Vadisi'nin büyük bir alanını kapsayan şehrin kuzeyinde Sıra Dağlar (Stara Planina), doğusunda ve güneydoğusunda Sredna Gora, doğusunda Vitoşa dağı, batısında ise Lülin, Viskâr ve Çepın dağları bulunur. Şehir, İskır nehrinin ve soldaki kollarının şeritleri üzerine kuruludur.Tarihçesi Alexander Nevski Katedrali, SofyaMimar Sinan tarafından yapılan Sofya Banyabaşı Camii (1576) Balkanlar'ın Paris turları'i sayılan Sofya'nın tarihi eski çağlara uzanır. M.Ö. 8.–7. yüzyıllarda, bugünkü merkezin bulunduğu yerde Serdi adında Trakyalı bir kabile yaşamış. Balkan turları yarımadasında ardarda zaferler kazanan Roma, Trakyalılar'ın serbest hayat tarzına son vermiş. Romalılar, hakimiyeti altına aldıkları yerlere idarî ve askeri düzen oturtmaya önem vermişler. Romalılar'ın hakimiyeti altına giren bu şehre Serdika adı verilir. Böylece Serdiler'in şehri anlamına gelen Serdika, önemli ticarî ve idarî merkez olmuştur.Doğu Roma İmparatorluğu'nun kavşak şehri olması itibarıyla Serdika, hep akınlara uğramış. Bu akınlar esnasında şehre büyük ölçüde zarar verilmiş. Şehir bir daha eski büyüklüğünü elde edememiş, yalnız kale ve bugün başkentin de adı olan Aya Sofya Kilisesi tamir edilmiştir.6. yüzyılda, Justinianus zamanında, Serdika tekrar Doğu Roma İmparatorluğu'nun önemli şehri haline gelir. Bundan hemen sonra şehir, Balkan yarımadasına hücum eden Slavların akınlarına maruz kalır ve tamamıyla Slavlaşır. 9. yüzyıllarda Han Krum zamanında Serdika Slav ismi olan Sredets ismini alır ve geniş alana yayılmış olan Orta Çağ Bulgar Devleti'nin önemli askerî, siyasî ve kültür merkezi haline gelir.Bulgar Devleti'nin Osmanlı hakimiyeti altına girmesiyle Sredets şehri, 13. yüzyılın sonlarından 19. yüzyılın yetmişli yıllarına kadar Osmanlı Devleti'nin egemenliği altında kalmıştır. Bu arada 14. yüzyılın sonlarında şehir Sofya ismini alır.Sofya, Osmanlı hakimiyeti altına 1382 yılında girmiştir. Bazı belgelere göre bu yıllarda şehir güzelliğiyle meşhur olup Osmanlı'nın büyük hayranlığını kazanmıştır.Sofya 3 Nisan 1879 tarihinde Bulgaristan'ın başkenti olarak ilan edildi. O dönemde Sofya, savunma tesisatı kuvvetlendirilmiş, meslek ve ticarî bakımdan iyi gelişmiş, zengin bir şehirdir.Osmanlı hakimiyetinin sona ermesinden sonra, coğrafi konumundan ve ekonomik gelişmeye elverişli olduğundan dolayı, Bulgaristan'ın başkenti ilan edilen şehrin altyapısının gelişmesine ulusal önem verilmiş. Şehirde çok sayıda bulunan arkeolojik anıtlar, sanat eserleri ve savunma tesisatları, eski Serdika'nın önemli ve gelişmiş bir merkez olduğunu ispatlıyor.Kurtuluş Savaşı'ndan ( 1877–78 Osmanlı–Rus Harbi) sonraki yıllarda, Sofya'nın en meşhur yapılarından bazıları olan Meclis Binası, 'İvan Vazov' Halk Tiyatrosu, Merkez Kaplıcası, Bilimler Akademisi, Sofya Sv. Kliment Ohridski Üniversitesi, Millî Kütüphane, Anıt–Mabed Sv. Aleksander Nevski Kilisesi gibi yapılar inşa edilir.Yönetim Sofya şehrinin 24 belediyesi bulunmaktadır: BunlarSofya Belediyeleri Bankya Vitosha Vrabnitsa Vazrazhdane Izgrev Ilinden Iskar Krasna polyana Krasno selo Kremikovtsi Lozenets Lyulin Mladost Nadezhda Novi Iskar Ovcha kupel Oborishte Pancharevo Poduyane Serdika Slatina Studentski grad Sredets Triaditsa Sofya'nın şu andaki belediye başkanı Boyko Borisov'durYönetim Sofya şehrinin 24 belediyesi bulunmaktadır: Bunlar1. Bankya2. Vitosha3. Vrabnitsa4. Vazrazhdane5. Izgrev6. Ilinden7. Iskar8. Krasna polyana9. Krasno selo10. Kremikovtsi11. Lozenets12. Lyulin13. Mladost14. Nadezhda15. Novi Iskar16. Ovcha kupel17. Oborishte18. Pancharevo19. Poduyane20. Serdika21. Slatina22. Studentski grad23. Sredets24. TriaditsaSofya'nın şu andaki belediye başkanı Boyko Borisov'dur.Kardeş Şehirler* Fransa turları Paris, Fransa* İsrail Tel Aviv, İsrail* Türkiye Ankara, Türkiye* Yunanistan Atina, Yunanistan* Rusya turları St. Petersburg, Rusya* Amerika turları Birleşik Devletleri Pittsburgh, Amerika Birleşik Devletleribu bilgiler wikipedia dan alınmıstır bilgi verilmek amacıyla ..sofya Bulgaristan turları resimleri manzaralari
Etiketler:
amerika,
balkan,
bulgaristan,
fransa,
paris tatili,
rusya
avrupa kıbrıs bulgaristan hırvatistan balkan tatil turları
20. yüzyılda Balkanlar’daki devletlerin gelişimleri kısım kısım farklı bir süreç izlemiştir.
Yunanistan, 1952’den beri NATO’nun ve 1981’den beri de Avrupa turları Birliği’nin üyesidir. Yunanistan ayrıca, Eurozone ve Batı Avrupa Birliği’nin de üyesidir. Slovenya ve Kıbrıs turları Cumhuriyeti 2004’ten beri Avrupa Birliği’ne üyedirler. Bulgaristan turları ve Romanya da 2007’de Avrupa Birliği bünyesine katılmışlardır. Türkiye, 1963’te Avrupa Birliği üyeliği için başvurmuş, 2005’te de üyelik görüşmelerine başlama hakkı elde etmiştir. Hırvatistan turları ve Makedonya, 2005 yılında Avrupa Birliği üyeliğine adaylık statüsü kazanmıştır. Karadağ ve Sırbistan da Avrupa Birliği üyeliği konusunda girişimleri olan diğer Balkan turları ülkelerinden biridir.Genel olarak Balkanlar’da, devlet yönetimlerinin niyetleri Avrupa Birliği’nden yana imiş gibi görünmektedir.17 Ekim 2007 tarihinde Hırvatistan, 2008-2009 süreci için Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi geçici üyeliğine kabul edilmiştir.2004 yılında Bulgaristan, Romanya ve Slovenya devletleri NATO’ya üye olmuşlardır.2006 yılında Karadağ, Sırbistan-Karadağ federasyonundan ayrılmıştır. Bu ayrılık, birçok dünya devletinde Balkanlar’da yeni siyasî ve sosyal sıkıntıların sebebi olarak düşünülmüş olsa da herhangi bir sıkıntı yaratmamıştır.Kosova, 17 Şubat 2008 tarihinde tek taraflı olarak Sırbistan’dan bağımsızlığını ilan etmiştir.Arnavutluk ve Hırvatistan, 1 Nisan 2009 tarihinde NATO’ya katılmışlardır
Yunanistan, 1952’den beri NATO’nun ve 1981’den beri de Avrupa turları Birliği’nin üyesidir. Yunanistan ayrıca, Eurozone ve Batı Avrupa Birliği’nin de üyesidir. Slovenya ve Kıbrıs turları Cumhuriyeti 2004’ten beri Avrupa Birliği’ne üyedirler. Bulgaristan turları ve Romanya da 2007’de Avrupa Birliği bünyesine katılmışlardır. Türkiye, 1963’te Avrupa Birliği üyeliği için başvurmuş, 2005’te de üyelik görüşmelerine başlama hakkı elde etmiştir. Hırvatistan turları ve Makedonya, 2005 yılında Avrupa Birliği üyeliğine adaylık statüsü kazanmıştır. Karadağ ve Sırbistan da Avrupa Birliği üyeliği konusunda girişimleri olan diğer Balkan turları ülkelerinden biridir.Genel olarak Balkanlar’da, devlet yönetimlerinin niyetleri Avrupa Birliği’nden yana imiş gibi görünmektedir.17 Ekim 2007 tarihinde Hırvatistan, 2008-2009 süreci için Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi geçici üyeliğine kabul edilmiştir.2004 yılında Bulgaristan, Romanya ve Slovenya devletleri NATO’ya üye olmuşlardır.2006 yılında Karadağ, Sırbistan-Karadağ federasyonundan ayrılmıştır. Bu ayrılık, birçok dünya devletinde Balkanlar’da yeni siyasî ve sosyal sıkıntıların sebebi olarak düşünülmüş olsa da herhangi bir sıkıntı yaratmamıştır.Kosova, 17 Şubat 2008 tarihinde tek taraflı olarak Sırbistan’dan bağımsızlığını ilan etmiştir.Arnavutluk ve Hırvatistan, 1 Nisan 2009 tarihinde NATO’ya katılmışlardır
Etiketler:
avrupa tatil,
balkan,
bulgaristan,
hırvatistan,
kıbrıs,
tatil turları
bulgaristan balkan yunanistan tatil ve tarih
Bu dönemde Balkanlar’da komünist-sosyalist idareler altındaki ülkelerde milliyetçilik ortadan kalkmamıştı. 1984 yılında Todor Jivkov’un idaresindeki komünist Bulgaristan’da Türkler üzerine çok sert asimilasyon ve caydırma politikaları uygulanmıştır. O dönemde Bulgaristan turları nüfusunun çok ciddi bir bölümünü oluşturan Türklere, isim değiştirme, din değiştirme, zorunlu göç ettirme, işkence vb. yöntemlerle asimilasyon politikalarına girişilmiştir. Jivkov yönetimine karşı gelen Türkler, işlerini, eğitim haklarını ve hatta yaşamlarını kaybetmişlerdir. Bu dönemde baskılardan kaçmak için çeşitli yollarla Türkiye’ye doğru milyonları oluşturan bir Türk göçü yaşanmıştır. Diğer birçok Balkan turları ülkesinde olduğu gibi, Bulgaristan’da da camiler kapatılmış, İslamî gereklerin yaşanmasına izin verilmemiştir. 1989’da devletin ağır politikalarına karşı koyan Türkler içinde 300.000’in çok üzerinde bir kesim ülkeden sürgün edilmiştir.[14]Soğuk Savaş döneminde Josip Broz Tito yönetimindeki Yugoslavya Sosyalist Federal Cumhuriyeti (1948) ve Arnavutluk (1961) devletleri Sovyetler Birliği ile ayrı düştü. Bulgaristan ile birleşme fikirlerini geri çeviren Yugoslavya yönetimi, kısa bir zaman sonra kurulan Bağlantısızlar Hareketi’ne katılmıştır. Arnavutluk ise Komünist Çin ile kurulan ilişkilerin de etkisiyle dünyadan soyutlanmış, içe kapanık bir ülke hâlini almıştır. Bu dönemde Arnavutluk, Enver Hoca idaresinde katı bir rejim altında olmuştur.Yugoslavya Sosyalist Federal Cumhuriyeti de, Soğuk Savaş döneminde ciddi miktarda Türk nüfusu barındıran bir Balkan ülkesi idi. Bu ülkede, özellikle Kosova Özerk Sosyalist Cumhuriyeti, Makedonya Sosyalist Cumhuriyeti ve Sırbistan Sosyalist Cumhuriyeti içindeki Sancak bölgesinde Türkler yaşamaktaydılar. Ayrıca, Kosova Özerk Sosyalist Cumhuriyeti, Makedonya Sosyalist Cumhuriyeti’nde Arnavutlar da önemli bir nüfus oranına sahip idiler. Sosyalist sistemle yönetilen Yugoslavya’da bu iki halk üzerinde çoklukla devletin özel bir dikkati olmuştur. Devletin hakkaniyetle yönetildiği dönemde, dil, eğitim gibi hakları verilen bu halklar, ülkenin bütünlüğünde yer almışlardır. 1990’larla beraber çatırdayıp çöküşe giden Yugoslavya sistemiyle beraber halkların da kısmî tepkileri başlamıştır.Balkanlar’da her zaman komünizmin dışında kalan iki ülke Türkiye ve Yunanistan turları olmuştur
Etiketler:
balkan,
bulgaristan,
tatil,
yunanistan tatil
balkan bulgaristan rusya mısır
Özellikle Balkan turları topraklarında meydana gelen isyanlar, devletin günden güne zayıflamasına ve sonunda parçalanmaya kadar varan bir sürece götürmüştür. 1789'da meydana gelen Fransız İhtilali Avrupa 'da eşitlik, adalet, özgürlük, bağımsızlık, anayasacılık vb. birçok yeni düşüncenin ortaya çıkmasına sebep oldu. Ortaya çıkan bu yeni düşünceler kısa sürede, bütün dünyada olduğu gibi Balkanlar’da da hızla yayıldı.Yukarıda da belirtildiği gibi, 19. yüzyıldaki sistematik ayaklanmalardan önce 18. yüzyılda da Sırbistan, Karadağ, Bulgaristan turları gibi bazı Osmanlı Balkan eyaletlerinde daha çok, vergilerin toplanması ve birtakım ekonomik sebeplerden ötürü ufak çaplı köylü ayaklanmaları olmuştu. Ancak ilk büyük ayaklanma 19. yüzyılın hemen başında Sırbistan'da patlak verdi.Sırpların isyanında; Fransız İhtilali'nin getirdiği milliyetçilik fikirlerinin yanı sıra, büyük devletlerin kışkırtmaları, Sırp topraklarının 18 yüzyıldaki Osmanlı-Avusturya Savaşları sebebiyle harabeye dönmesi, Osmanlı yönetiminin eski gücünde olmaması ve cazibesini yitirmesi, Yeniçeri ileri gelenlerinden bazılarının halka zulmetmesi gibi birtakım sebepler sayılabilir.Yeniçeriler 1801 yılında Sırbistan'da, Osmanlı padişahının temsilcisi olan Belgrad paşasını öldürdüler. Bölgede kendilerine karşı koyacak bir güç olmayan yeniçeriler, âdeta bölgeyi keyfî bir askerî yönetimle idare ediyorlardı. Yeniçeriler, birtakım gerekçeler ileri sürerek 72 Sırp ileri gelenini idama mahkûm ettiler. Bu olay 1804 yılında Sırp halkının, bir domuz tüccarı olan Kara Yorgi'nin başkanlığında ayaklanarak tepki vermesine sebep oldu.Başlangıçta birtakım haksızlıklara karşı bir tepki olarak başlayan mücadelenin yönü, Sırp kuvvetlerinin İvankovaç Savaşı, Mişar Savaşı ve Deligrad Savaşı'nda Osmanlı kuvvetlerini arka arkaya yenmesi üzerine Kara Yorgi tarafından bağımsızlık olarak değiştirildi. 1806-1812 Osmanlı-Rus Savaşı'nın tam bu döneme denk gelmesi de İsyanın bir türlü kontrol altına alınamamasına neden oldu. Ancak Osmanlılar 1809'da yaklaşık 20.000 kişilik bir kuvvetle tekrar Sırbistan'a girdi ve Çegar Savaşı'nda asi Sırp ordusu isyanın başından beri ilk defa ciddi olarak yenilgiye uğratıldı. Ancak Kara Yorgi Rusların da desteği ile isyanını 1812'ye kadar aralıklarla devam ettirdi. 1812 Bükreş Antlaşması'nda Rusların da baskısıyla Sırplara birtakım haklar verildi. Fakat bu verilen haklardan tatmin olmayan ve yukarıda da açıkladığımız gibi tam bağımsızlığı hedefleyen Kara Yorgi tekrar ayaklandı. Tam bu sırada Napolyon'un Rusya turları Seferi'ni başlatmasından da faydalanan Osmanlı Devleti, Ruslardan yardım alma ümidi olmayan Sırplar üzerine bir ordu gönderdi. Türk kuvvetleri karşısında tutunamayan Kara Yorgi yenilerek Avusturya'ya kaçmak zorunda kaldı. Bunun üzerine isyanın liderliğini 3 yıl sonra,1815'de Miloş Obrenoviç aldı. Bu ayaklanmaya müdahale etmesi hâlinde Rusya'nın müdahalesinden çekinen Osmanlı Devleti, Miloş'la anlaşma yoluna gitti. Onu Sırpların prensi olarak tanıdı ve Sırbistan'a kısmî özerklik verdi.1817'ye gelindiğinde Sırp isyanı yatışmış gibi görünüyordu. Ama kısa bir süre sonra bu sefer de, imparatorluk içerisindeki başka bir Ortodoks halk olan Rumlar, 1821'de Eflak'ta Aleksandr İpsilanti(Alexander Ypsilanti) başkanlığında ayaklandılar. Rumların isyanlarını burada başlatmasının sebebi bölgenin Rusya yakın olması sebebiyle ruslardan da yardım alacaklarını ummaları ve ayrıca Eflak halkının da kendilerine destek vereceğini düşünmeleriydi. Ancak Bab-ı Ali tarafından, uzun bir süreden beri bölgeye yönetici olarak atanan Fenerli Rum idarecilerin kötü yönetiminden çok çekmiş olan Eflaklılar'ın isyana destek vermemesi ve İpsilanti'nin çok güvendiği Rus yardımının da bir türlü gelmemesi nedeniyle ayaklanma kısa sürede bastırıldı.Bunun üzerine Avusturya'ya kaçan İpsilanti orada tutuklandı.Romanya'daki ayaklanmanın başarısızlıkla sonuçlanması üzerine Rumlar bu sefer de Mora’da yeni bir isyan başlatarak bağımsız Yunan devletinin kurulduğunu ilan ettiler. Ayaklanma kısa sürede Yunan anakarasının başka yerlerine ve Girit'e de sıçrayarak bölgedeki Türklere karşı bir katliama dönüştü. Ayrıca, Osmanlı ordusunun kara ve deniz kuvvetlerinin isyanı bastıracak yeterliliğe sahip olmaması ayaklanmanın bir türlü kontrol altına alınamamasına sebep oluyordu. Bunun üzerine Sultan II. Mahmut, Mısır turları valisi Kavalalı Mehmet Ali Paşa'ya İsyanı bastırması hâlinde Mora valiliği vaadinde bulunarak onun desteğini istedi. Teklife olumlu yanıt verilmesinden sonra, Osmanlı birliklerinin de desteklediği Mısır kuvvetleri, kara ve denizden Mora yarımadasına, Yunanlara karşı saldırıya geçti. Yunanları kısa sürede yenilgiye uğratan Mısır ordusu 1827'de Atina 'yı ele geçirerek asi Yunan hükümetini ortadan kaldırdı.Balkanlar’da 19. yüzyılda başlayan isyanlar, etnik karşıtlıklardan kaynaklı çatışmalar sonrasında patlak veren Balkan Savaşları, bölgedeki Osmanlı egemenliğini sarsmıştır. 1. Balkan Savaşı’nda çok sayıda cephede, büyük birliklere karşı savaşmak zorunda kalan Osmanlı ordusu, birkaç savaş hariç, geri kalan bütün savaşlardan yenilgiyle ayrılmıştır. Bu savaşlar sonrasında sınırları bugünkü Türkiye Cumhuriyeti’nin batı sınırlarının bile gerisine gitmiştir. Akabinde gerçekleşen 2. Balkan Savaşı’nda bir nebze dahi olsa toparlanan Osmanlı ordusu, kaybettiği küçük birkaç toprak parçasını ve Edirne’sini geri almıştır.[12]1878’de dağılmanın eşiğine gelen Osmanlı İmparatorluğu’nun kesin çöküşüne giden yolun dönüm noktası Balkan Harbi oldu. Onun ardından başlayan Birinci Dünya Savaşı bu süreci tamamladı. Esasen Balkan Harbi, âdeta Avrupa’daki karşıt ittifakların aralarındaki hesaplaşmaya ve paylaşım savaşına hazır olmak amacıyla ürettikleri modern silahların denendiği “kostümlü” bir prova olmuştu. Birinci Dünya Savaşı’nın halledemediği sorunlar bir şekilde İkinci Dünya Savaşı ile çözüldü. Tüm bu süreçte 150.000.000’dan fazla insan yaşamını kaybetti
Bulgaristan hırvatistan
Balkan ÜLKELERİ Ülke ve Bayrağı Balkanlar’daki Toprak Oranı Balkanlar’daki Yüzölçümü (km²) Yüzölçümü (km²) Nüfus (2002) Nüfus Yoğunluğu (km²) Başkent
Balkan ülkeleri: Arnavutluk % 100 Tamamı 28,748 3,544,841 123.3 Tiran Bosna-Hersek % 100 Tamamı 51,129 3,964,388 77.5 Saraybosna Bulgaristan turları % 100 Tamamı 110,910 7,621,337 68.7 Sofya Karadağ % 100 Tamamı 13,812 616,258 44.6 Podgorica Kosova % 100 Tamamı 10,912 2,200,000 220 Priştine Makedonya % 100 Tamamı 25,333 2,054,800 81.1 Üsküp Yunanistan % 100 Tamamı 131,940 10,645,343 80.7 Atina Hırvatistan turları % 49 27,705 56,542 4,390,751 77.7 Zagreb Sırbistan[5] % 73 56,556 77,474 7,365,507 107.4 Belgrad Balkanlar’da az miktarda toprağı olan ülkeler: Slovenya % 27 5,473 20,273 1,932,917 95.3 Ljubljana Romanya % 9 21,455 238,391 21,698,181 91.0 Bükreş Türkiye[6] % 5 40,728 814.576 70,044,932 85.9 Ankara
Balkan ülkeleri: Arnavutluk % 100 Tamamı 28,748 3,544,841 123.3 Tiran Bosna-Hersek % 100 Tamamı 51,129 3,964,388 77.5 Saraybosna Bulgaristan turları % 100 Tamamı 110,910 7,621,337 68.7 Sofya Karadağ % 100 Tamamı 13,812 616,258 44.6 Podgorica Kosova % 100 Tamamı 10,912 2,200,000 220 Priştine Makedonya % 100 Tamamı 25,333 2,054,800 81.1 Üsküp Yunanistan % 100 Tamamı 131,940 10,645,343 80.7 Atina Hırvatistan turları % 49 27,705 56,542 4,390,751 77.7 Zagreb Sırbistan[5] % 73 56,556 77,474 7,365,507 107.4 Belgrad Balkanlar’da az miktarda toprağı olan ülkeler: Slovenya % 27 5,473 20,273 1,932,917 95.3 Ljubljana Romanya % 9 21,455 238,391 21,698,181 91.0 Bükreş Türkiye[6] % 5 40,728 814.576 70,044,932 85.9 Ankara
Avrupa fransa almanya bulgaristan italya polonya balkan

Genellikle avcılık ve basit ziraatla geçinirlerdi. O çağda Romalılar Orta Avrupa turları'ya düzenli ordular göndererek buraları istila etmek istiyorlardı. Germenler Romalıların bu istila hareketlerini durdurabilmek için onlarla bir çok savaşlar yaptılar ve Romalıları yenerek Orta Avrupa'yı almalarını önlediler. Daha sonra Romalılar zayıflamaya yüz tutunca, Germen kabileleri sel gibi Roma'ya akmaya başladılar. Bunun bir sebebi de Hunların Avrupa'ya yayılmaya başlamalarıdır. Roma İmparatorluğu topraklarını işgal eden Germen kabileleleri Romalıların geleneklerini, kültürlerini ve hatta dinlerini benimsediler. Yalnız Ren ile Elbe nehirleri arasına yerleşmiş olan asıl Germenler kendi dillerini geleneklerini koruyabildiler. Büyük Karl (Şarlman) zamanında Saksonlar, Büyük Karl'ın 800 yılında papa tarafından Roma İmparatoru ilan edilmesiyle zorla Hıristiyan yapıldılar.Büyük Karl (Şarlman)'ın ölümünden sonra torunları zamanında Roma İmparatorluğu parçalandı ve dükalıklara bölündü. Frankonya ve Saksonya bu bölünmeden meydana çıkmıştır. Bu dükalıklarda mukaddes Roma İmparatoru seçilebilmek ve İtalya'yı ele geçirmek için asıl Alman halkını unutmuşlar, halkın bilhassa köylülerin toprak sahibi derebeylerin kölesi olmasına, kötü idare edilmelerine göz yummuşlardı. Bu arada papazlar da din adına halkı soymaya başlamışlardı. İşte tam bu sırada Luther ortaya çıktı. Luther, Roma Katolik kilisesinin eğitim ve ibadet şeklini şiddetle yererek Protestanlığı yaymaya başladı. Bundan sonra mezhep savaşları başladı. Bu savaşlar neticesinde kralların ve devletin gücü azaldı. Bu kargaşa ortamında Hohenzollerin hanedanından birinci ve ikinci Friedrich'ler başa geçerek Prusya Krallığını kurarak yönetimi ele aldılar. Daha sonra Almanlar, Avusturya ve Fransa turları ile birçok savaşlar yaptılar ve neticede 1861 yılında Prusya Krallığına Birinci Wilhelm, Kont Otto von Bismarck Schönhausen'de başkanlığa getirildi. Bismarck zamanında Almanya'nın kuvvetli temelleri atıldı ve birleşme sağlandı. Birinci Wilhelm'den sonra İkinci Wilhelm Prusya kralı oldu ve bunun zamanında Bismarck'a işten el çektirildi ve Alman halkı büyük silahlanma faaliyetine girişti. Silahlanma sonucu Almanya turları yanında Avusturya, Macaristan,Türkiye ve Bulgaristan turları'la ittifak kurarak Birinci Dünya Savaşına girdi. Bu savaşta Almanlar ve müttefik devletler, Fransa İngiltere ve Ruslarla savaştılar. Savaşın ilk yılları Alman ve müttefik devletler lehine başarılı geçti. Hatta Rusya teslim bayrağını çekmek üzereyken, ABD'nin karşı taraf lehine savaşa katılmasıyla Almanya ve müttefik devletler 1917 yılında yenik düştüler. Almanya bu savaşta sömürgelerini kaybettiği gibi, toprak kaybına da uğradı. Ayrıca 33 milyar dolar tutarında tazminat ödemek zorunda kaldı. Bu yenilgiden sonra, bütün Alman hükümdarları haklarından feragat ederek, Weimar'da yapılan yeni bir anayasa ile 1919 yılında Almanya'da Cumhuriyet ilan edildi.İlk Alman cumhurbaşkanı olarak Friedrich Ebert seçildi. 1925 yılında, Mareşal Paoul von Hinderburg Almanya'nın ikinci cumhurbaşkanı oldu ve yedi yıl sonra da Hinderburg ikinci defa cumhurbaşkanı seçilince, Adolf Hitler'i başbakan yaptı. Hitler başbakan olunca, bütün yahudileri Alman vatandaşlığından çıkardı, askeri eğitime ve silahlanmaya önem vererek Almanya'yı silahlı bir güç haline getirdi. Kısa zamanda bu gücünü daha da çoğaltarak 1936 yılında italya turları ile Roma-Berlin mihverini kurdu. Bundan sonra Hitler, zor kullanarak Çekoslovakya ve Polonya turları'yı işgal etti. 1939 yılında Polonya'nın işgalinden sonra, Fransa ile İngiltere, Almanya'ya karşı savaş ilan ettiler. Buna karşılık olmak üzere Alman birlikleri Danimarka, Norveç, Hollanda, Belçika ve Lüksemburg'u işgal etti. Bu arada Fransa korkudan teslim oldu. İtalya, Almanya'nın yanında savaşa katıldı. 1941 yılında Hitler, Balkan turları Yarımadasını da işgal etti ve sonra da Rusya'ya saldırdı. 1941 yılında ABD bütün askeri gücüyle batı devletlerinin yanında savaşa katılması üzerine Almanya ve müttefik devletler yenik düştüler. Bunun üzerine Almanya dört devlet arasında paylaşıldı. Fransa, İngiltere ve ABD'nin aldıkları bölümde Federal Batı Almanya Cumhuriyeti yer aldı. Ruslara kalan bölümde de Doğu Almanya kuruldu.1989'da Rusya'da görülen liberalleşme hareketleri iki Almanya'nın birleşmesini gündeme getirmiştir. 1990'ın başlarında yapılan anlaşma neticesinde utanç duvarı yıkıldı ve iki Almanya birleşme kararı aldı. 4 Ekim 1990'da iki Almanya resmen birleşti.
Etiketler:
almanya,
avrupa tatil,
balkan,
bulgaristan,
fransa,
italya,
polonya
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)